RSS

Is there life after death?

I thought she was dead already. Right when I stepped the stairs to the porch, she was there on the floor, with her shattered wings. I leaned and blowed towards her. Her wings moved but she was hanging on tight. She was hanging on for dear life. She was not dead. I left her well alone.

The second day, I found her at the left column, thought she was not able to fly, and climbed up there.

20170815_153135

The third day, she was still there. Asked her if she was not hungry… She did not say anything.

20170815_153202

The fourth day I realized that she was laying her eggs there. And I learnt that sometimes butterflies eat nothing when they are butterflies, because they are so busy in reproduction, and they do not have much time for that.

20170816_124509

The fifth day I saw that she moved to the tie beam, and so understood that she could fly for a short distance. I knew that she did not have much time left.

The sixth day I found her on the midst of the stairs, fallen on her back, her arms crossed, as if saying “I have done my job, and I’m done…” I took her dead body with the help of two paper sheets, and carried her to the tree across, left her under the tree.

20170816_124547

The first day after her death, there was a bee on her body. The second day, ants carried her pieces away.

 

 

The third day, there was almost nothing left of her… She was carried away for feeding other lives.

Days passed. I was checking the eggs each time I climbed the stairs, thinking they must have been left on a tree, that they would dry out there, and that all her effort with those broken wings were for nothing.

 

 

In the end, I concluded that I was right, because the eggs were broken. Just then I saw that tiny tiny maggot moving slowly on one column, and another, not far from the broken eggs. I wanted to go under the tree, tell her that they are born. Yet I knew she was not there any more, she was carried away by bees, ants, and by those tiny tiny maggots…

 

 

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , ,

20. YÜZYIL KENTİ

20. Yüzyıl Kenti, bilen bilir, derleme-tercüme bir kitabın adı… Bundan tam 15 yıl önce İmge Kitabevi yayınları tarafından basıldı. Türkiye’deki ilgili lisans ve lisansüstü derslerin neredeyse hepsinin kaynakçasında yer aldı. Sevgili arkadaşım Bülent Duru‘yla, 2013 yılında, metinlerin diliyle ilgili olarak yaşanan sıkıntı dolayısıyla kitabı gözden geçirmeye niyet ettik. Yayıneviyle temasa geçip ilk baskının tükenmek üzere olduğunu öğrendik. 2000 adet kitabın satışı ve dağıtımı 11 yılda ancak tamamlanıyordu. Ne hikmetse… Bülent ve ben, diğer meslektaşlarımız gibi telif zengini olup çıkmıştık zaten o tükenmez kalem benzeri ilk baskıyla. Makaleleri gözden geçirdik, aşağıdaki “İkinci Baskı Önsöz”ünü yazdık, dosyayı yayınevine teslim ettik. 2,5 yıl oldu. “İkinci baskı” bir türlü yapılamadı. Kapağı bile hazırdı. Derlemenin içindeki makaleleri, kitabın baskısına ulaşamadıkları için Bülent’e ve bana soranların ardı arkası kesilmediğinden, kendi baskımızı kendimiz yapalım dedik. Makalelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz… Buyurun…  Kapak 2. b.

“İkinci Baskı”ya Önsöz

Elinizdeki kitap, ilk baskısı 2002 yılında yapılan 20. Yüzyıl Kenti’nin gözden geçirilip düzenlenmiş halinden oluşuyor. Aradan on dört yıl geçti. Derlemenin ilgi görmüş olması, alandaki birçok dersin okuma listesinde yer edinmiş olması bizi çok sevindiriyor. Bununla beraber, aynı süre zarfında kimi makalelerde anlatım birliğinin sağlanamadığını, kimi makalelerde de dili sadeleştirme kaygısının metinlerin anlaşılırlığını engellediğini fark ettik. Dahası, ender de olsa bazı tercüme hatalarıyla karşılaşmak biz derleyen ve tercüme edenleri borçlandırdı. Yeni baskıda, sözünü ettiğimiz kusurları gidermeye çalıştık. Yeni baskı için hazırlıklara başladığımızda, 2002 sonrası yayınlanmış olan bazı makaleleri de bu baskıya katıp kitabın içeriğini geliştirme fikri üzerinde de durduk. Ne var ki, derlemenin kapsamını oluşturan 20. Yüzyıl artık geride kalmıştı. Öte yandan, bizim orijinal çalışmaya başladığımız 1990’lı yılların sonlarıyla şimdiki tercüme şehircilik külliyatı arasında kayda değer bir fark vardı: Farklı kanonlardan şehircilik teorisyenlerinin başlıca yapıtları Türkçe’ye bir bir kazandırılmaya başlamıştı. Bugünün erişilebilir literatürüne bakıp yaklaşık on beş yıl öncesiyle kıyasladığımızda, alanla şimdilerde ilgilenenlerin bizlerden çok şanslı olduğunu görüyoruz. Bu nedenlerle, ilk baskıdaki makale seçimlerimizi muhafaza ettik.

Bu derlemenin ilk baskısının hazırlanma süreci; Cevat Geray, Ruşen Keleş, Can Hamamcı, Ayşegül Mengi, Murat Sevinç, Tayfun Çınar ve Rana Sezal’ın katkılarıyla gerçekleşmişti. Yeni baskının gözden geçirilmesi; Dilek Metin Sert, Cemal Salman, Suna Ersavaş Kavanoz ve Hikmet Kuran’ın özverili çabaları ile mümkün oldu. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bülent Duru & Ayten Alkan / Eylül 2014

*

20. Yüzyılda Kent ve Kentsel Düşünce (Ayten Alkan, Bülent Duru)

https://drive.google.com/open?id=0B-65HTPGDixVVE4tMlYtTlVVRE0

*

Kentsel Yerleşimlerin Tarihi (Paul K. Hatt, Albert J. Reiss)

https://drive.google.com/open?id=0B-65HTPGDixVYkNYUlRlOUtYdTA

*

Sanayi Öncesi Kenti (Gideon Sjoberg)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVZ2ZXSEFiQ0c4dDQ

*

Kentin Doğası (Chauncy D. Harris, Edward L. Ullman)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVZXp2SDJIeVl4cnM

*

Bir Yaşam Biçimi Olarak Kentlileşme (Louis Wirth)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVNnBTNmg4R25lVjQ

*

Yirminci Yüzyılda Kent Ütopyaları: Ebenezer Howard, Frank Lloyd Wright ve Le Corbusier (Robert Fishman)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVclp1LVJQT3lwczg

*

Kentsel Yaşam Sosyolojisi: 1946-1956 (Paul K. Hatt, Albert J. Reiss)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVZGE3OFA2RGdyVGM

*

Sınıfsal Yapı ve Mekânsal Farklılaşma Kuramı (David Harvey)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVaG1zRWdSOV9UTk0

*

Sovyet Kentinde Planlama ve Karar Alma Süreci: Rant, Toprak ve Kent Biçimi (Thomas A. Reiner, Robert H. Wilson)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVVF90WmhRWC05REE

*

Sosyal Adalet, Postmodernizm ve Şehir (David Harvey)

https://drive.google.com/open?id=0B-65HTPGDixVUmZOdmhxTXk4dkE

*

Kentte Kadınlar (Suzanne Mackenzie)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVZzV4Sk10N3FHN1U

*

Postmetropolis Üzerine Altı Söylem (Edward W. Soja)

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVaEkyRVVGQVl4bkU

 

Etiketler: , , ,

“KEDİ” zaviyesinden…

5810627767b0ac3130ad811b

Kedi, daha ziyade ‘tatlı’ya yüzünü dönen bir çalışma. Kendine yaşam alanı bulan, o yaşam alanı için mücadele veren ve bu mücadelede başarılı olan, gayet akıllıca sosyal ve ekonomik network’ler kuran, bütün taraflara faydalı alışverişleri nezaketle tamamlayan ‘sokak kedileri’ ve onların hayatlarını kolaylaştıran müşfik insanlarla, elinde avucunda olmayanı dahi paylaşanlarla… Nadiren insan zaviyesinden seyrediyorsunuz akışı. Daha çok kedi zaviyesinden ama bazen de kuşların zaviyesinden ve hatta bir kedinin peşine düştüğü bir lağım faresinin durduğu yerden.”

KEDİ Belgeseli komşu blog’da…

https://kedilerkrallarabakabilir.wordpress.com/2017/06/20/kedi-zaviyesinden/

 

Etiketler: , , , ,

NAZLI… BURADAYDI.

P5010018a.jpg

“Çoğu zaman başka hayvanlara bakmaya ihtiyacımız var. Ve bitkilere. Hayatın kudretini ve direncini anlamak ve önünde saygıyla sakinleşmek için. Bunu hiç unutmayabilsek keşke.”

Nazlı’nın hikâyesi komşu blog’da

https://kedilerkrallarabakabilir.wordpress.com/2017/07/02/nazli-buradaydi/

 

Etiketler: ,

İstanbul’un Orman Köpekleri: Sürgünden Mutlak Tecrite

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Üzerinde yaşadığımız ve her geçen gün biraz daha şedit, biraz daha kanamalı kusulduğumuz topraklara hiç yabancı bir strateji değil sürgün. Yine de bu stratejinin geçmişte, kendini bugüne sürükleyen geçmişte, modernleşme ya da uluslaşma süreçleri gibi yapısal dönüşüm zamanlarında istisnai olarak benimsendiğini söylemek mümkün. Bu istisnalar öylesine radikal ve zalimane bir nitelik taşıyorlardı ki, belki de uzunca bir süre alanı (ister ulusun coğrafyası olsun, ister şehir sömürgecilerinin coğrafyası…) “güvenli, temiz, arî” tutmanın zeminini hazırlıyorlardı. Bugünkü gibi sistematik, sürekli, ritmik ve sıradanlaşmış değillerdi. 1910 yılının büyük köpek katliamıyla son yılların zamana yayılmış sokak köpeği tasfiyesi arasında böyle bir ayrım var…

YAZININ TAMAMININ BULABİLECEĞİNİZ SAHA DERGİ‘NİN 3. SAYISI (NİSAN 2016)  “ŞEHİR VE TEKİNSİZLİK” TEMASIYLA ŞURADA :

http://www.hyd.org.tr/attachments/article/190/saha3_nisan2016.pdf

 

 

 

Etiketler: , , , , ,

Deportation as an Urban Stray Dogs Management Policy: Forest Dogs of Istanbul

Published in :
Lex Localis – Journal of Local Self-Government, Vol. 14, N. 3. (July 2016), pp. 615 – 638.

DOI 10.4335/14.3.615-635(2016) ISSN 1581-5374 Print/1855-363X Online © 2016 Lex localis (Maribor, Graz, Trieste, Split) Available online at http://journal.lex-localis.press.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

… It is lawfully forbidden to kill strays in Turkey since 2004, which is an arrangement ahead of much of the world. Yet, recent years witnessed other forms of eliminating, which in certain circumstances endOLYMPUS DIGITAL CAMERAs up with different leaving them to death. Although until 2004, local governments of Turkey including urban and metropolitan municipalities had a few responsibilities -if not any- considering animals in the city and their welfare, the specific Act of 2004 conferred vital responsibilities to them. However, the requirements of the legislation are not met accordingly, neither quantitatively nor qualitatively. Although the principle of releasing rounded up animals into the environment where they were taken from, after sterilizing, vaccinating and rehabilitating them; today forests of İstanbul are full of thousands of ear-tagged (municipally registered) dogs. Metropolitan İstanbul, which has been mentioned for hundreds of years by its dogs amongst its other distinguishing characteristics, seems to be at the threshold of losing one of its oldest “social communities”, due to both negligent and deliberant attitudes of policy makers and implementers.

A well-designed, long-term, and animal-welfare oriented -as well as human welfare purposed- stray animals policy, cannot stay at the level of “management”, a term which is originally deriving from an economic ratio and gives preference to “profitability”. Returning to Baumann’s notion of waste, and Zeybek’s notion of surplus in the sense of being excluded from networks of capitalism, it would be impossible to find appropriate grounds in the context of “successful management” for a life-centered approach to stray dogs. They are not wastes appropriate for the profitable recycling, neither have they formed a kind of surplus appropriate for fast selling! So if we swerve from the connotations of management to a wider terminolOLYMPUS DIGITAL CAMERAogical possibility, that is “policy”, one should still be aware of the inescapable “priorities and supremacies” issue of the policy in a world of human supremacy and dominance. Right before the enactment of the new regulation legitimizing “catch and kill” policy in 2013, Romanian President Traian Basescu, was saying in a televised public address that “humans are above dogs,” (Gillet-McClatchy, 2013) which in fact reflects the view of the majority of the human society, either ordinary citizens or administrators and policy-makers. Thus, if a biocentric policy would take the place of an anthropocentric one, our species shall face the systematic violence to, brutal negligence towards, and total exclusion and / or enclosure of other animals, in which we all participate at different levels. …

For the full text of the article click:

https://drive.google.com/file/d/0B-65HTPGDixVQUozbW9PSmlJT3c/view?usp=sharing

Acknowledgement

I would like to thank Cavidan Soykan, Mehmet Salih Kapagan, Furkan Tozan, Levent Mertoğlu, and Aydın Silier for their valuable proof-reading and suggestions. Also I would like to express my gratitude to Boštjan Brezovnik, the managing editor of Lex-Localis, for his special support and motivation to complete the article. This study, which began by early Autumn 2016, unfortunately had to be interrupted by untoward days following the 11th January 2016. On that day, the Academics for Peace of Turkey released a Peace Declaration undersigned by 1128 academics, amongst whom is the author of this article. The day after, President of Turkey has initiated a political, criminal and social lynch campaign by degrading the 1128 academics, and by “calling concerned institutions for duty.” The Council of Higher Education (YÖK), university presidencies, security and jurisprudence have started investigations and detentions; threat messages have been hung on the doors of the signee academics. I completed this paper – which may be the last paper I finalized as a Faculty – the day after I was investigated at the University, together with 52 other colleagues. And I know that this would be impossible if I had not received the supportive insistence of Lex-Localis in the person of Dr. Brezovnik.      

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

(Photographs: Levent Mertoğlu)

 

Etiketler: , , , , , , ,

Kediler Krallara Bakabilir

“Sındırella ve ‘Hayatın Anlamı'”nı komşu blog’a yazdım 🙂

“Özellikle belli türlere karşı mesuliyetimizin, sadece bu soyut değerlerle ve “seçim etiği”yle ilgili olmayıp yüzlerce kuşak insanın on binlerce yıl boyunca devam eden eylemlerince bize yüklendiğini düşünürüm. İnsan tarafından evcilleştirilmiş ve böylece iskelet yapısı dahi zaman içinde dönüşüme uğramış olanlar örneğin…”

Devamı:

https://kedilerkrallarabakabilir.wordpress.com/2016/07/07/sindirella-ve-hayatin-anlami/

 

 

Etiketler: ,